Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Kayıp ve Yas Süreci

Hayatın bir parçası olan kayıp ve yas süreci sevdiklerimizin ölümü, boşanma, beklenmedik bir değişiklik gibi durumlarda birçok açıdan zorlanma ve belirsizlikle beraber gelir. Kayıp, insan yaşamındaki zorlu deneyimlerden biridir. Bu süreci anlamak, aslında birçok tepkimizin doğal ve anlaşılır olduğunu bilmek, hayatın bir gerçeği olduğunu kabul etmek, ne zaman destek almamız gerektiğini fark etmek önemlidir. 

Kayıp ve Yas Süreci Nedir?

Kayıp, bir yitim ya da değişiklik yaşamaktır. En somut hali ölüm iken boşanma, taşınma, iş değiştirme gibi birçok durumda da kayıp yaşamış oluruz. Kayıptan sonra yoğun bir keder duygusu yaşanır. Kayıplar tüm geçmiş kayıpları yeniden canlandırır ve kayıplar büyümek için bir araç olabilir (Vamık & Zintl, 2017).

Matem, kayıp sonrası yaşanan yoğun üzüntüyü ifade eder. Kayıptan sonra gerçekleştirilen ritüeller gibi bu sürecin kültürel yanlarını da içerir.

(Bildik, 2013)

Freud (1917), yası sevilen bir yakının ya da soyut değerin kaybına karşı verilen bir tepki olarak tanımlamıştır. Yas, bir yitim ya da değişiklik sonucunda yaşanır ve iç dünyamız ve gerçeklik arasında bir uyum sağlayabilmekle geçirdiğimiz psikolojik süreçtir. Kişiye özgü bir deneyimdir. Nasıl yas tutulacağına dair bir formül yoktur. Yası tutulamamış kayıplar, eski sorunların ve ilişkilerin gölgesi altında kalmamıza, yakın ilişkilerimizde oluşabilecek sorunlara, sevgi bağlarını sürdürmekteki zorlanmalara, günümüze ayak uyduramamamıza neden olur. Yas tutamamak, daha önce bir dizi kayba uğramış olmakla, kaybedilen kişiyle kurulan ilişkiyle, kaybın şekliyle (ani olması gibi) ya da kültürel ve toplumsal sebeplerle acıyı ifade edememekle ilgili olabilir. Yas tutabildiğimizde ise kendimizle ilgili daha çok şeyi anlayabiliriz ve psikolojik bir olgunluk kazanırız. Fakat bu yas sürecinin acı verici olduğu gerçeğini değiştirmez (Vamık & Zintl, 2017). 

Kayıp ve Yas Sürecinin Aşamaları Nelerdir?

Yas sürecinin evreleri farklı kuramcılar tarafından tanımlanmıştır. Parkes ve Bowbly (1970), yasın 4 evresini şöyle tanımlar: şok ve hissizlik, özleme ve araştırma, umutsuzluk, reorganizasyon (Çolak & Hocaoğlu, 2021).

Kübler-Ross (2023) ise yası inkâr ve izolasyon, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenme olarak 5 evrede tanımlamıştır. 

Volkan ve Zintl (2017), yasın evrelerini tanımlarken bu evrelerin sırayla gerçekleşmeyebileceğini, karmakarışık bir biçimde de ortaya çıkabileceklerini söylerler. Bunlar ise yadsıma (kaybın gerçek olamayacağına dair düşünceler), bölme (zihnin bir yanı yadsırken bir yanının kaybı bilmesi), pazarlık etme (ayrılıktan önceki son günleri, saatleri geri getirmeye çalışmak), sıkıntı (kaybın gerçekliği içimize işledikçe duyulan iç sıkıntısı) ve öfkedir (kaybedilen kişiye bizi istemeden de olsa terk ettiği için duyulan öfke). 

Herkes bu aşamaların hepsinden geçmez, sırayla yaşanmaz ve bu aşamalar arasında tekrarlar, gelgitler olması anlaşılırdır.

Kayıp ve Yas Sürecinin Belirtileri Nelerdir?

Yas, kayıptan sonra verilen doğal ve beklendik tepkileri içerir. Bu süreçte kişi fiziksel, duygusal, bilişsel ve davranışsal tepkiler gösterebilir. Bu tepkilerin hepsini ya da birkaçını yaşayabileceği gibi hiçbirinin görülmediği durumlar da olabilir (Bildik, 2013). Bu tepkileri şöyle sıralayabiliriz:

Duygusal tepkiler bakıldığında, en temel duygu olarak üzüntü, kişinin anlaşılmasına, yalnızlık hissinin azalmasına yardımcı olur. Öfke ise ölümün kendisine, ölen kişiye, kişinin kendisine ya da diğerlerine yönelik olarak ortaya çıkabilir.

Öfke duygusunun kişinin kendisine yönelmesiyle suçluluk ortaya çıkar. Kişinin bu süreçte yaşadığı kayıp tehdidi ise kaygı yaratır. Bunlar dışında yaşanan duygusal tepkiler yalnızlık, aşırı yorgunluk, çaresizlik, özlem, rahatlama, şok ve hissizleşme olarak sıralanabilir.

Fiziksel tepkiler arasında midede boşluk hissi, nefes alamama, halsizlik, enerji kaybı ve iştah kaybı vardır. Yasa verilen bilişsel tepkiler inanamama, kafa karışıklığı, odaklanmada güçlük, keyif alamamadır. Son olarak ağlama, tükenmişlik, sosyal geri çekilme veya yerinde duramama gibi davranışsal tepkiler de verilebilir (Erdur- Baker & Aksöz-Efe, 2017). 

Çocuklarda Yas Süreci Nasıl İlerler?

Bebeklik döneminde ölüm kavramı henüz gelişmemiştir. Fakat bebek ona bakan kişinin yokluğunu hissedebilir ve onu çevresinde araştırır ve gözler. 3-6 yaş arasındaki çocuklar ölüme kendilerinin ya da düşüncelerinin neden olduğunu düşünebilirler. Okul çağındaki çocuklarda ölüm kavramı gelişmiştir ve yas sürecinde davranış problemleri, akademik başarıda düşme, terk edilme korkusu gibi sonuçlar gözlemlenebilir. Ergenlik döneminde ise çocuklar artık ölüm kavramını soyut olarak anlayabilecek haldedirler. Ölümün evrensel ve kaçınılmaz olduğunu bilirler. Aile ve sosyal çevreden uzaklaşma, dikkat sorunları, yaşamın anlamını sorgulama gibi tepkiler gözlemlenebilir (Çolak & Hocaoğlu, 2021). 

Kayıp ve Yas Sürecinde Ne Yapılmalı?

Bireyin yas sürecine uyum gösterebilmesi için yerine getirmesi gereken bazı görevler vardır. Bunlar, kaybın gerçekliğini kabul etmek, yas ile oluşan acı üzerine çalışmak ve duyguları ifade etmek, ölen kişinin bulunmadığı bir çevreye uyum sağlamak, duygusal anlamda ölen kişi ile ilişkileri yeniden düzenlemek ve yaşama devam etmektir (Worden, 2001).

Yas sürecindeki birey kendini güvende hissedeceği bir ortamda olmalı, ölen kişi hakkında konuşması cesaretlendirilmelidir. Duygularını ifade etmesine izin verilmeli ve bu duygular anlaşılmaya çalışılmalıdır. Eğer yas süreci uzun, sancılı ve işlevselliği bozacak şekilde ilerliyorsa kişi bir uzman desteğine yönlendirilmelidir. 

Kayıp ve Yas Sürecinde Psikoloğa Gidilmeli Mi?

Kayıptan sonra yaşanan keder ve ona verilen tepkiler oldukça anlaşılmaz, tuhaf görünse de sürecin bir parçasıdır. Yas sürecinin uzun sürmesi ve yaşamı etkileme düzeyi yardım aramak için gözlenmesi gereken işaretlerdendir.  Yaşadığı duygusal, bilişsel, fizyolojik tepkilerle ve yas sürecinin ilerleyişiyle ilgili endişe duyan bir kişi kendisini anlayacak ona eşlik edecek birine ihtiyaç duyar. Kişiler böyle bir süreçte psikoloğa başvurabilir. (Vamık & Zintl, 2017)

Kayıp ve Yas Sürecinin Türleri Nelerdir?

Kayıp, ön görülen ve beklenen, ani ve beklenmedik, travmatik ya da şiddet içeren olarak 3 ayrı türde ortaya çıkabilir.
Yasın türleri farklı kuramcılar tarafından farklı tanımlanmıştır. Bunlardan birisi yasın türlerini şöyle açıklar:  

Komplike olmamış yas: bu sürecin acısız geçeceği anlamına gelmez. Herkes farklı sürede, yoğunlukta yaşasa da genellikle bir yıldan iki yıla kadar bir süre alabilir. 
Komplike yas: kaybedilen kişiyle çözümlenmemiş meseleler, dış koşullar, geçmişteki çözümlenmemiş kayıplar ve ayrılıklara dayanma kapasitesi komplike olmamış yasa götürebilecek faktörlerdir (Vamık & Zintl, 2017).

Bir diğeri ise yasın türlerini şu şekilde ayırır:

Normal yas:
Kaybın doğal bir sonucu olarak yaşanan kişinin duygusal, bilişsel, fiziksel ve davranışsal tepkiler gösterdiği süreçtir. 
Patolojik / Karmaşık yas: Kaybın ardından 6 ay geçmesine rağmen kişinin farklı yaşam alanlarında işlevselliğinin giderek bozulmasıyla ortaya çıkan süreçtir. Yas tepkileri uzun zamandır devam etmektedir ve yaşanan acı yoğunlaşarak artmaktadır. 
Travmatik yas: Kaybın ani ve beklenmedik, şiddet içeren ya da korkunç şekilde ortaya çıkmasıyla gelişen süreçtir. Bu tür kayıplara verilen tepkilerle kişinin işlevselliği bozulur. Travmatik yas bedensel hastalıkların oluşabilmesi için bir risk faktörüdür. Aynı zamanda bu kişilerde travma sonrası stres bozukluğu görülebilir (Mestçioğlu ve Sorgun, 2003; Çolak ve Hocaoğlu, 2021). 

Kaynaklar:

  • Bildik, T. (2013). Ölüm, Kayıp, Yas ve Patolojik Yas. Ege Tıp Dergisi, 52/4, 223-229.
  • Çolak, V.G., Hocaoğlu, Ç. (2021). Bereavement and Grief: A Review., Cyprus Turkish Journal of Psychiatry & Psychology, 3(1): 56-62.
  • Erdur-Baker ve Aksöz-Efe (2017). Yas Danışmanlığı. Anı Yayıncılık. 
  • Freud, S. (1997). Yas ve melankoli. (Uslu, R. Berksun, O. E. Çev.) Kriz Dergisi 1997, 1(2), 98-103.
  • Kübler-Ross, E. (2023). Ölüm ve Ölme Üzerine. Profil Kitap.
  • Mestçioğlu, Ö., Sorgun, E. (2003). Travmatik yas. İçinde: Aker T, Önder ME (ed). Psikolojik travma ve sonuçları. İstanbul: 5US Yayınları, Epsilon Reklamcılık, 179-93.
  • Volkan, V. D. ve Zintl, E. (2017). Kayıptan Sonra Yaşam (5. Baskı). Odağ Psikanaliz ve Psikoterapi Eğitim Hizmetleri, Org. Ltd. Şti. Yayınları.
  • Worden W. (2001). Grief counselling and grief therapy: A handbook for the mental health practitioner. New York: Brunner-Routlege