1970’lere kadar LGBTİ+ varoluşlar “patolojik” olarak damgalandı ve hormon ilaçları, elektroşok, tiksindirme tedavisi, onarım terapisi gibi çeşitli tekniklerle “düzeltilmeye” çalışıldılar. 1970’lerden sonra bu konu tıp ve psikoloji alanında tartışılmaya başladı. Pek çok aile çocuklarında gördükleri çeşitlilik ya da farklılıklardan kaygıya kapılıp bu alanda çalışan kişilere onları “değiştirmeleri” için başvurdular. Bunun dışında kendi cinsiyet kimliği ve/veya yönelimiyle mutlu olan kişiler toplum tarafından maruz kaldıkları ayrımcılık ve diğer şiddet türleriyle mücadele sürecinde yaşadıkları zorlanmalar sebebiyle ruh sağlığı çalışanlarına başvurdular.
LGBTİ+’ların ayrımcılığa uğrama ya da mahremiyetin korunmaması endişeleriyle özel sağlık hizmetleri veya LGBTİ+ örgütleri tarafından sunulan ruh sağlığı hizmetlerini daha çok tercih ettikleri görülmektedir. Homofobik ve transfobik ayrımcılık LGBTİ+’ların sağlık haklarına erişimini engelliyor. Bu sebeple LGBTİ+ örgütlerine ya da LGBTİ+ ruh sağlığı alanında deneyimli, kapsayıcı ve olumlayıcı hizmet sunan uzmanlara ulaştıkları görülüyor.
Bu bağlamda bir ruh sağlığı çalışanının, LGBTİ+’lara yönelik tutum ve becerilerinin farkında olması, kendi LGBTİ+fobileriyle yüzleşmesi, varsaymaması, dinlemesi, danışanın biricikliğinin farkında olması, danışanı güçlendirmesi ve güvenli alanlar yaratması önemlidir.
LGBTİ+ Temel Kavramları Nelerdir?
LGBTİ+: Lezbiyen, gey, biseksüel, trans, interseks ve + ise daha fazlasını ifade eder.
Cinsel Yönelim: Kişi ya da kişilere karşı hissedilen duygusal, romantik ve/veya cinsel çekimi ifade eder.
Cinsiyet Kimliği: Kişilerin kendilerini ait hissettikleri ve özdeşim kurdukları cinsiyeti ifade eder.
Cinsel Kimlik: Kişinin duygusal, romantik ve cinsel çekim hissettiği kişilerle ilgili kendisini nasıl tanımladığıdır.
Eşcinsel: Kendi cinsiyetinden kişilere duygusal, romantik ve cinsel yönelim içinde bulunan kişilerdir.
Lezbiyen: Kadın eşcinseldir.
Gey: Erkek eşcinseldir.
Biseksüel: Kişinin hem kendi cinsiyetinden hem diğer cinsiyetten kişilere duygusal, romantik, cinsel çekim içinde olmasıdır.
Trans: Cinsiyet kimliği, biyolojik cinsiyetiyle paralel olmayan kişileri ifade eder. Erkek cinsiyeti atanan ancak kadın olan kişilere trans kadın, kadın cinsiyeti atanan ancak kendisi erkek kişilere trans erkek denir. Trans terimi bir şemsiye kavramdır ve cinsiyet kimliği ile ilgilidir. Cinsel yönelimi ifade etmez. Trans kişiler heteroseksüel, eşcinsel, biseksüel yönelimlere sahip olabilirler.
İnterseks: Farklı dış cinsiyet organlarına, iç üreme organlarına ve/veya iç salgı bezlerine sahip olabilen kişilerdir. İnterseks terimi, cinsel yönelim ya da cinsiyet kimliğini değil bir cinsiyet durumunu ifade eder. Sadece çiftcinsiyetlilik değildir. Sayısız interseks olma hali vardır. Tipik kadın ya da erkek tanımına uymayan anatomik özelliklere sahiptirler.
Queer: Genel anlamıyla heteronormativiteyi reddeden ve heteroseksüel olmayan insanları ifade eder.
Non-binary: Genel anlamıyla, kendisini geleneksel kadın ve erkek kategorilerinin içinde tanımlamayan insanların cinsiyet kimliğini ifade eder.
Cisgender / Natrans: Sahip olduğu cinsiyet kimliği ile atanmış cinsiyeti örtüşen kişileri ifade eder.
Heteroseksüel: Kişinin diğer cinsiyetten kişilere duygusal, romantik ve cinsel olarak yönelmiş olmasını ifade eder.
Heteroseksizm: Herkesin heteroseksüel olduğunun varsayılması ve dayatılmasını ifade eden ayrımcılık ideolojisidir.
Heteronormativite: Tek normal cinsel yönelimin heteroseksüellik olarak görülmesi ve kabul edilmesidir. İnsanların kadın ve erkek olarak ikiye ayrıldığı ve ilişkilerin böyle yaşandığını kabul eden toplumsal yapıyı işaret eden normlar bütünüdür.
Homofobi /Bifobi /Transfobi: Eşcinsellere/ biseksüellere/ trans kadın ve trans erkeklere yönelik önyargı, hoşnutsuzluk ve nefreti anlatır. Bu cinsel yönelim ve cinsiyet kimliklerinin aşağılanmasını, hakaret edilmesini ya da komedi unsuru haline getirilmesini içeren ayrımcılıktır.
Hangi Konularda LGBTİ+’larla Çalışılır?
Çoğunlukla LGBTİ’ler ile heteroseksüellerin karşı karşıya kaldıkları ruh sağlığı sorunları aynıdır. Fakat önyargı, ayrımcılık, damgalanma ve homofobiye maruz kalma sonucu yaşanan azınlık stresi, LGBTİ danışanlar için üzerinde durulması gereken bir konudur. Azınlık stresi, LGBTİ’lerin intihar ve kendine zarar verme davranışlarına, depresyon, anksiyete, yeme bozuklukları ve alkol ve madde kullanım bozukluklarına yol açabilir. Aile, arkadaş ve işyerinden destek görenler azınlık stresine karşı daha fazla dirençli olabilmektedirler.
Bunun dışında gelişim süreci, açılma süreci, cinsellik, zorbalığa maruz kalma, ilişkiler, duygusal destek, yargılanmadan dinlenme, şiddete maruz kalma (çalışma hayatında, sağlıkta, sokakta, okulda, ailede), cinsiyet geçiş ve uyum süreci, heteronormatif toplumsal yapının yarattığı etkiler, ruh sağlığı alanında maruz kalınan tutumlar ve etik dışı uygulamalar, mitler LGBTİ+’ların başlıca psikoterapiye başvurma sebeplerindendir.
LGBTİ+ Danışmanlığı Nedir?
LGBTİ+ danışanlarla yapılan çalışma kişilik haklarına ve mahremiyete saygı duymak, eşit bir ilişki kurmak, tarafsızlık ilkeleri doğrultusunda herhangi bir terapistin herhangi bir danışanla yaptığı çalışmadan farksızdır. Fakat LGBTİ+’ların özel yaşam deneyimleri terapi sürecinde belirli bir odağı gerektirir.
LGBTİ+ danışanlarla çalışan bir terapistin, LGBTİ ruh sağlığı sorunları ve eşcinsellere has stresörler hakkında bilgi sahibi olması, bütün danışanların heteroseksüel olduğunu varsaymaması, danışanlar LGBTİ olduklarını paylaştıklarında destekleyici tepkiler vermesi, eşcinsel olumlayıcı bir yaklaşım benimsemesi, LGBTİ kapsayıcı olması önemlidir.
LGBTİ+ kapsayıcı bir terapi, danışanları damgalamaz, psikolojik sorunlarının LGBTİ+ olmaktan kaynaklandığını varsaymaz, kişinin cinsel yönelimini değiştirmeye çalışmaz. Terapist, sadece LGBTİ+ danışanlarla çalışırken değil, tüm görüşmelerinde dilindeki heteronormatif öğelerin farkına varır ve bunları dilinden ayıklar. Danışana kişisel merakından değil, terapötik önemi olan sorular sorar, ahlak bekçiliği yapmaz, danışana sahip olduğu yasal haklardan bahseder, yönlendirme yapmaz, özenli bir çalışma içinde olur.
Olumlayıcı Terapi, eşcinsellik ve biseksüelliğin hastalık olarak kabul edilmediği, LGBTİ+ ilişkiler hakkında bilgi sahibi ve saygılı olan, LGBTİ+ ebeveynlerin karşılaştıkları zorlukların farkında olan, cinsel yönelimin danışanın ailesiyle ilişkisini nasıl etkilediğini anlayan, yaşlı, genç ve engelli LGBTİ+’ların karşılaştıkları zorluklar hakkında bilgi sahibi olan, LGBTİ+ sorunları üzerine mesleki eğitimler alan uzmanlar tarafından yapılan kapsayıcı bir terapidir (APA, 2012).
Onarım (Dönüştürme) Terapisi ise, eşcinselliğin bir hastalık olduğu anlayışına dayanır. Tüm insanların heteroseksüel olması gerektiği yaklaşımıyla, LGBTİ+’ları heteroseksüelliğe dönüştürerek “iyileştirmeyi” amaçlar. Onarım terapisi cinsel yönelim hakkındaki varsayımları kanıta dayalı olmayan bir yöntemdir. Yapılan araştırmalar, bu tedavinin işe yaramadığını ve LGBTİ+’ların ruh sağlığına zarar verebileceğini ortaya koymuştur. Birçok psikoloji derneği bu tedavinin etik dışı olduğunu kabul etmektedir.
Kaynaklar:
- American Psychological Association. (2012). Guidelines for psychological practice with lesbian, gay and bisexual clients. American Psychologist, 67(1): 10-42.
- Güdül, Ö., Çolak, Ö., Önen, P., Şah, U. (Ed.). (2017). Psikologlar için LGBTİ’lerle (Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans, İnterseks) Çalışma Kılavuzu. TODAP.
- Güven, U. (2021). LGBTİ+ Temel Kavramlar Atölye Kolaylaştırıcı Kılavuzu. KAOS GL Derneği.
- KAOSGL Derneği. (2019). LGBTİ’nin İ’si: İnterseksler Vardır. KAOS GL Derneği.
- Kemaloğlu, A. (2023). Türkiyedeki LGBTİ+’ların Ruh Sağlığı Hizmetlerine Erişimi. 17 Mayıs Derneği ve KAOS GL Derneği.
- Tar, Y. (2021). İkiliğin Dışında ve Ötesinde: Non-Binary. KAOS GL Derneği.
- The Psychological Society of Ireland. Y. Tar (Ed.) ve Y. E. Korkmaz (Çev.). Lezbiyen, Gey ve Biseksüel Danışanlar İçin İyi Oluş Rehberi. KAOS GL Derneği.
